Kozadan Kelebeğe

May 13, 2012   //   Yazar: admin   //   Genel  //  Yorum Yapılmadı

Yaşam boyu sizi heyecanlandıracak,ruhunuzu  harekete geçirecek bir hedefiniz  olduğu sürece  hücreleriniz  hayat buluyor.

Nasıl mı? Başarı hedefin varsa  ruhuna değişim ve gelişim tohumları ekmeye başlıyorsun.Kararlılığının devam  etmesiyle tohumlar filizlenmeye,yeşermeye başlıyor.İçini  tanımlayamadığın bir kıpırtı kuşatıyor; işte bu, HEYECAN. Sorular kuşatıyor beynini: Nasıl yapabilirim,ne yapabilirim,niçin yapmalıyım?… Aslında sorular cevaptır.Çözüm odaklı,pozitif cevaplar verdiğinde  filizler boy vermeye başlıyor. Yeterli mi peki bu? Tabi ki hayır. Ne yapmalısın? Filizlerin çiçeklenip meyveye durması için kendine telkinlerde bulunmalısın,kendi kendini hipnoz etmeyi öğrenmelisin.

Kendi kendinizi  hipnoz veya telkin  etmeyi öğrendiğinizde  başarmanın getirdiği mutluluğun tadını alıyorsunuz ,onu tüm benliğinizle yaşıyor ve huzur buluyorsunuz.Gerçi herkes için farklıdır mutluluğun kaynağı.Siz, liseli bir genç kız veya delikanlısınız.Bu durumda önceliğiniz  geleceğinizi kurmaktır.Başarılı olmadan geleceğinizi  kurmanız  mümkün görünmüyor.Yeryüzünde kimse yoktur ki hazır bir yaşam sunulmuş olsun ona .Bir bakın etrafınıza…Öğretmenlerinize,yakınlarınıza,tanıdıklarınıza ,belli alanlarda tanınmış ,alkışlanmış,kabul görmüş,fikirleri bayraklaşmış  sanat ve devlet adamlarına,düşünürlere,varlıklı insanlara bakın.Hangisi bulunduğu noktaya ter dökmeden gelmiştir?Hiçbiri değil mi?O halde mutluluk;sıkıntının,zorluğun olmaması değil ;bütün bunların arasında ruhumuzun dinginliğe ulaşmasıdır.

Ruhumuz sükuneti öğrendiğinde hayat serüveni başlıyor.Öyle bir serüven ki kelebeğinkine benziyor.

‘’Bir sarı kozada küçücük bir delik belirdi;adam oturup kelebeğin  bedenini bu delikten çıkarabilmek için gösterdiği çabayı saatlerce izledi.Bir ara kelebeğin ilerlemek için çaba göstermekten vazgeçtiğini sandı.Kelebek çok çabalamıştı,yorulmuş olmalıydı;belki de artık yapacağı bir şey kalmamıştı,elinden gelen her şeyi yapmıştı kelebek. Adam,ona yardım etmeliyim diye düşündü.Eline küçük bir makas aldı ve kozadaki deliği büyütmeye başladı.Derken kelebek dışarı çıkıverdi.Fakat ters giden bir şey olmalıydı.Kelebeğin kanatları buruş buruş,bedeni kupkuruydu.Adam izlemeye devam etti;çünkü kelebek   her  an kanatlarını açıp uçmaya başlayabilirdi.Bunların hiçbiri olmadı ne yazık ki…Kelebek uzun süre kuru ve çelimsiz bedeniyle süründü yerde.Defalarca denemesine rağmen kanatlanıp uçamadı.

Adamın iyi niyeti ve sevecenliği   ile anlayamadığı bir şey vardı:Kozanın deliğinin kısıtlılığı karşısında kelebeğin  gösterdiği çaba esnasında vücudundan salgılanan bir çeşit sıvı kelebeğin kanatlarını güçlendiriyor ve kozadan çıktığı anda uçmasını sağlıyordu.İşte sevgili gençler ,küçücük üstelik en uzun yaşayanının bir gün yaşadığı bilinen bir kelebeğin uçuş öyküsü bu.Ne düşünmeliyiz sizce.?

Bazen,yaşamda tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey çabadır.Bir tohumun yeşermek için verdiği çaba kelebeğin kozasından çıkmak için verdiği çabadan az değildir.Aslında bu,var olmanın çabasıdır.Çabalamadan ilerleyen,hareket etmeden oturduğu yerde verimli olan tek varlık ,tavuktur.Oysa sen,varlıkların en üstünü,en şereflisi  olan insansın…Düşün ,karar ver,harekete geç,çabala,pes etme ve  BAŞAR.Her sorun ,her engel senin doğru  bir yolda ilerlediğini gösteren çok önemli bir kanıttır.

Sevgi ve başarı dileklerimle…

ÖZCAN ÜNVER

Yorum yap

Site içinde ara

Günün Motivasyon Sözü

Sonuçları değil, baslangıçları değistirmek gerekir. ALAIN

Takvim

Ocak 2018
P S Ç P C C P
« Ağu    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Yazılar